22 Ekim 2012, 18:02 - Anasayfa // DOĞDER Haberi yazdır

DOĞDER Sünnet Şöleni

DOĞDER Sünnet Şöleni

Doğanköy Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Kalkındırma Derneği tarafından sünnet şöleni düzenlenecek.

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu haber 2026 kez okunmuştur

Doğanköy Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Kalkındırma Derneği tarafından 28 Ekim 2012 Pazar günü Doğanköy İlköğretim Okulu bahçesinde düzenlenecek olan DOĞDER Geleneksel 2. Sünnet Şölenine tüm Belde ve civar Belde ve köy halkımız davetlidir.

    


Bu yıl 2.si düzenlenecek geleneksel sünnet şöleni hakkında DOĞDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdurahim Şahinbaş sitemize açıklamalarda bulundu. Şahinbaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Tüm İslam ülkelerinde olduğu üzere Müslüman çocuklar ergenlik çağına girmeden büyükleir tarafından hazırlanan etkinliklerle bir düğün havası içinde sünnet olurlar.Bu düşüncelerle DOĞDER derneğimize beldemizden 20 aile ve civar belde ve köylerimizden 5 toplam 25 ailenin istekleri ışığında bu yıl sünnet şölenimizin sizlerinde katkılarıyla 2.sini düzenleyeceğiz.





Şölenimiz 28 Ekim 2012 Pazar günü Doğanköy İlköğretim Okulu bahçesinde saat 10 da Doğanköy Cami Yanı Mahallesi İmamız Mustafa Şengül başkanlığında Belde imamlarımız Göksal Kandemir,Yılmaz Tufanoğlu,Veysel Civelek Mehmet Demir tarafından okunacak Mevlitle başlayacaktır.Sünnetler Trabzon Nümune Hastanesi Cerrahi Dr. Kerim Mısır başkanlığındaki profesyonel bir ekip tarafından Doğanköy İlköğretim Okulunda daha önceden hazırlanan bir sınıfta hijyenik şartlar altında yapılacaktır.Daha sonra hediye çekilişi,sihirbaz ve balyanço gösterileri ardından beldemizin yetiştirdiği genç kemençe santımız Osman Aydın ve Hasan Pekin’in çalıp söyleyecekleri eğlence programı ile sona erecektir. Tüm belde halkımız civar belde ve köy halkınız şölenimize davet ediyor saygılar sunuyorum.




SÜNNET HAKKINDA Sünnetin tarihi çok eskidir. Çünkü Peygamberlerin âdetidir. Peygamber efendimiz, sünnet olmayı fıtrat olan beş şeyden biri olarak bildirmiştir.



Müslüman ülkelerinde bütün erkek çocuklar, ergenlik çağına gelmeden önce bir düğün havası içinde sünnet olurlar. Bu bakımdan sünnet olmaya halk arasında yaygın olarak Sünnet düğünü denir.

Yüzyıllardan beri Müslümanlar çocuklarının sünnet düğünlerine ayrı bir önem verirler bunu genellikle ailede birinci mürüvvet olarak kabul ederlerdi. Sünnete karar verilince herkes durumuna göre hazırlıklara başlar. Sandıktan işlemeli yatak takımları çıkarılır, oda takımlarının yüzleri yenilenir, kaplar kalaylanır, ev halkına yeni yeni elbiseler yaptırırlardı. Çocuğun yatağı süslenir. Genellikle işlemeli bir torba içindeki yüce kitabımız Kur’an-ı kerim baş ucuna asılırdı. Durumu müsait olan aileler fakir çocukları da tespit edip, onları da sünnet ettirirlerdi. Bugün hayır kurumları, toplu sünnet düğünleriyle bu geleneği devam ettirmektedirler. Çocuğun sünnet olmasının belli bir yaşı yoktur. Ancak, yedi ile on iki yaş arası en iyisidir.



Sünnet olmayanlarda çeşitli hastalıklar görülür. Fransız kitapları bu hastalıkları Affection du Prepuce adı altında bildirmektedir. Bunlardan birkaçı ise tehlikelidir. Bu sebeple, Avrupa’da ve Amerika’da Hıristiyanlar sağlık sebebiyle, kendilerini ve çocuklarını sünnet ettirmektedirler. Artık tabâbet yoluyla varılan sonuç, sünneti bugün tıbbi bir zaruret haline getirmiştir. Nitekim Dr. Dubais Raymond’un; “Sünnet çiçek aşısı gibi bütün erkeklere mecbur edilmelidir” sözü de bu hususu vurgulamaktadır. Eskiden sünnet günü çocuk giydirilir, bineceği at hazırlanır, dualarla ata bindirilirdi. Sonra evliya türbeleri ziyaret edilir, sonra alay halinde davullar çalarak sokaklar dolaşılırdı. Eve gelen çocuk, hediyeler verilmeden attan inmez, yakınları, akrabaları hediyeleri verdikten sonra, dualarla indirilip içeri alınırdı. Bugün at yerine arabalarla bu iş yapılmaktadır.

Sünnetten önce veya sonra Kur’an-ı kerim ve mevlid okunurdu. Sünnet çocuğu el öptükten sonra bazı yerlerde kirve denilen, ailenin çok sevdiği bir şahıs tarafından sıkıca tutulurdu. Mesleğinde usta, eli çabuk sünnetçi, hep bir ağızdan getirilen bayram tekbirleri arasında sünnet ediverirdi. Hemen süslü yatağa yatırılan çocuğa (Mâşaallah, bârekallah) diye, hayır dua edilirdi. Misafirlere şerbet, şekerleme ve benzeri ikramlarda bulunulurdu. Bundan sonra misafirler sırayla çocuğun yatağının yanına gelirler, hediyeler verip ayrılırlardı.

Saraylardaki, konaklardaki sünnet düğünleri dillere destan olurdu. Şehzadelerin sünnet düğünlerinden bazıları hâlâ anlatılmaktadır. Hâli vakti iyi ailelerin sünnetlerinde, kaynayan kazanlarla fakir fukara da doyardı. Misafirlerin yanında herkese açık olan sünnet düğün evi, bayram yeri gibi olurdu. Eskiden genellikle etli pilav, zerde ikram etmek âdet halindeydi. Ayrıca lokum, şerbet gibi şeyler de verilirdi.

Günümüzde eski ihtişamında olmasa bile bu güzel âdet her yerde benzeri şekilde devam etmektedir. Örf ve âdetlerine çok bağlı olan Anadolu halkı, sünnet düğünlerine aynı önemi vermektedir. Ancak bazı yerlerde bu güzel düğüne, haram karıştırıldığı, içkili ziyafetler verildiği görülmektedir. Sünnet olan böyle işlerde haramların işlenmesi daha büyük günah olur. Müslüman aileler bu işlerden uzak durmalıdır.


Gücü yetmeyen kimselerin sünnet düğünü yaptırmaları gerekmez.


Muzura.Net



YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan www.muzura.net | Doğanköy'e Ulaşmanın En Kısa yolu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer DOĞDER Haberleri

Tümü

MUZURA.NET SAYFALAR


 

 
 

Geliştirme : © 2008-2017

Adres : Doğanköy Mahallesi Akçaabat/Trabzon
Tel :0541 732 40 46 Muzura.Net / Doğder
Bu site 0.016 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]